Diyet ve kanser ilişkisi

Neden sağlıklı beslenemiyoruz, önerilen diyetlere uyamıyoruz?

Sağlıklı ve düzenli beslenebilmek için neler yapmalı?


Diyet ve kanser ilişkisi

Diyet ve kanser ilişkisi, hem bilimsel hem de magazinel  basında oldukça popüler bir konudur. Ancak çalışmalar giderek artsa da kanser gelişiminde diyetin rolü henüz karmaşıklığını korumaktadır.

Kanser tek bir hastalık olmayıp,  hücre gelişimi ve ölümü sürecinde, çeşitli basamaklardaki sorunlardan kaynaklandığından, diyet faktörlerinden hangilerinin ne gibi yollarla kanserleşme sürecine etki ettiğinin analizi önemlidir.

Ancak bu ilişkiyi net olarak açıklamak henüz mümkün değildir. Yani kansere karşı koruyan mucizevî bir besin bulunmamaktadır. Öte taraftan beslenmenin direkt ve indirekt yollar ile kanserleşme sürecine etki ettiğine dair azımsanmayacak kadar bilgi vardır. Yediklerimiz içindeki bir takım maddelere uzun dönem maruz kalma, direkt yolla etki ederken,  enerji dengesi, vücut yağı oranı ve obezite de indirekt yoldan kanserleşme sürecini etkileyebilmektedir.

Neden sağlıklı beslenemiyoruz, önerilen diyetlere uyamıyoruz?

Birçok sağlık uyarısı ve beslenme önerisine rağmen halen çoğu insan yemek tercihini sağlıktan çok tat, maliyet, ortam ilişkili yapmaktadır. Sağlıklı beslenme önerilerine dikkat etmeye çalışsa da bunu günlük rutininin bir parçası haline getirememektedir. Peki neden?

Birincisi; Yüksek kalorili yiyecekler, yağ, şeker ya da her ikisini birden içerenler, beyinde daha fazla tatmin sağlayan yolakları tetiklemekte, sonuçta kişiler hem yüksek doyum ve haz sağlamakta hem de bunları tüketme aşermeleri yaşamaktadırlar. Yani bu tür yiyecekler beyin tarafından bir ödülmüş gibi algılanmaktadır ve beyin bu tip gıdaların alınması yönünde sinyaller göndermektedir.

İkicisi; bu hız çağında hazırlanması ve tüketimi zaman gerektirmeyen, fast-food ya da paketlenmiş gıdaların zaman kazandırıcı avantajıdır. Ayrıca bu gibi gıdaların içeriğinde bulunan yeme dürtüsünü arttıran şeker,tuz oranlarının bulunması da eklenebilir. (Yine paketlenmiş gıdalarda koruyucu özellikleri nedeniyle kullanılan nitrit/nitrat gibi kansere sebebiyet verebilecek kimyasalların bulunduğu unutulmamalı)

Üçüncüsü; çevre ile yeme davranışının yakın ilişkisidir.   Örneğin taze meyve sebzeye ulaşmanın kolay olduğu ve ev yemeklerinin yapılabildiği, yerlerde sağlıklı tüketimin arttığı gözlenmiş. Yani iyi besinlere ve iyi beslenme tarzlarına ulaşılabilirlik kolaylaştıkça bu tip beslenme artıyor. Tabii burada bir belirleyici de sosyoekonomik durum. Özellikle düşük gelir düzeyine sahip topluluklarda, yüksek kalorili, tok tutacak besinlere eğilim artıyor.Yine yoğun çalışma hayatı nedeniyle fast-food tarzı beslenme öncelik kazanabiliyor.

Son olarak; sıkıntıyla baş etme yöntemi olarak yemek yemek, yüksek kalorili gıdalar tüketmek (çikolata, cips, tatlı), tıkınırcasına yeme atakları geçirmek, gece yemeden yatamamak, gece yattıktan hemen sonra yemek yemek için kalkmak, ne olursa olsun diyete uyamamak, tekrarlayan diyet başarısızlıkları yaşamak,  çoğu zaman ruhsal durum ile de ilişkilidir. Endokrinolojik sorunlar yaşamamanıza rağmen sağlıklı diyet alışkanlıklarınızı sürdüremiyor ya da kilo kontrolünüzü sağlayamıyorsanız, psikolojik destek almanız uygun olacaktır.

Sağlıklı ve düzenli beslenebilmek için neler yapmalı?

Genetiğimiz, diyet, yaşam tarzımız ve çevre arasında karmaşık bir ilişki bulunmaktadır. Elimizde olan kısıtlı bilimsel bilgiye dayanarak kanser dahil birçok kronik hastalıktan korunabilmek için;

*Kilo kontrolünüzü sağlayın ve sağlıklı sınırlarda sürdürün (Body Mass Index (BMI)= Vücut Kitle Endeksinizi 18-25 kg/m2 aralığında tutun)

*Düzenli fiziksel aktiviteyi hayatınızın bir rutini haline getirin

*Her gün çeşitli meyve , sebze , tam tahıllı, posalı ve düşük yağ içeren besinlerden tüketin

*Az yağ tüketin, özellikle hayvansal ve trans yağları mümkün olduğunca az alın

*Az tuz tüketin, az tuzlu bol potasyumlu gıdalara yönelin

*Alkollü içecek tüketimini sınırlayın

*Gıdaların hazırlanma, saklanma ve servis edilme şekil ve güvenilirliklerine dikkat edin

*İşlenmiş , tütsülenmiş, salamura edilmiş, tuzla korunan ve yağda kızartılmış besinlerden uzak durun.

*Aflatoksin içerme riski nedeniyle, yemiş ve tahılları güvendiğiniz kaynaklardan alın ve tüketin

*Amerikan Kanser Cemiyeti, Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü’nün önerileridir.

KANSER VE DİYET İLE İLGİLİ AYRINTILI TIBBİ BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

DİYETİSYEN MEHMET REFİK SEZGİN

 


Bu sitedeki bilgiler okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla yazılmış olup tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Yazarın izni olmadan ya da kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, kopyalanamaz.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •